4 Boyutlu Ultrasonografi

4D ultrasonlar geleneksel iki boyutlu inceleme özelliğinin yanı sıra hem renkli doppler hem de 3. boyut özelliğini birlikte içermesi ile bebek heyecanına kapılan ailelere üçüncü aydan itibaren cinsiyeti öğrenme ve renkli fotoğraflarını alma fırsatı tanımaktadır.

4D Ultrason cihazları ile çok erken döneminde cinsiyet, yarık damak, yarık dudak, eksik parmak, beyin ve omurilikten kaynaklanan rahatsızlıkların erken tanısı konulabilmektedir.

Tüm bu özellikleri ile 4 boyutlu ultrason aşağıda belirtilen konularda tanı ve teşhis konusunda önemli bir yere sahiptir:
Bebeğin gelişimsel analizi
Çoğul gebeliklerin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi
Rahmin yapısal problemlerinin teşhisi
Plasentada oluşabilecek anomalilerin saptanması
Anormal kanamaların sebeplerinin teşhis edilmesi
Ektoptik (dış) gebeliğin tanısı
Yumurtalık tümörleri, kistleri, polip ve miyomlarının teşhisi
Plasentanın yerleşiminin belirlenmesi

Birinci Trimester Tarama Testi

Deneyimli olan Kadın-Doğum Uzmanları ya da Radyoloji Uzmanları tarafından gebeliğin 11 -13 hafta 6 günleri arasında, yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi cihazları ile yapılan fetal incelemedir. Bu büyüklükteki bir fetusta, major anomalilerin yaklaşık olarak %35'inin tanısı konulabilmektedir.

İkinci Düzey Obstetrik Ultrasonografi İncelemesi:

İkinci düzey obstetrik ultrasonografi, fetal tıp alanında ve fetal anomali tanısında deneyimli olan kadın-doğum uzmanları ya da radyoloji uzmanları tarafından gebeliğin 16. haftasından itibaren yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi cihazları ile yapılan detaylı fetal incelemedir. Daha çok fetusla ilgili hastalık riski olması durumunda; ya da yüksek riskli olmayan gebelerde istek üzerine, genellikle 18-23. gebelik haftaları arasında bir kez yapılmaktadır.

İlk Trimestr Tarama Testi:

Erken dönemde bebeğinin sağlığı ile ilgili daha fazla bilgi almak isteyen tüm gebe kadınlar, gebeliklerinin 11-14. haftaları arasında bu testi yaptırabilir. Bebeklerin çoğu sağlıklı olarak doğmaktadır. Önemli mental ve/veya fiziksel problemlere sahip bebek doğurma riski, tüm kadınlar için yaklaşık olarak % 3 dir. Bunların bir kısmı “kromozomal ya da genetik bir hastalığa, bir kısmı da yapısal deformitelere bağlıdır. En yaygın kromozomal hastalık Down sendromudur. Bu sendrom öğrenme güçlüklerine ve çok sayıda medikal probleme neden olmaktadır. Her bebek, küçük de olsa Down sendromlu doğma riski taşıdığından (ki her doğan 700 bebekten biri Down sendromludur) bu test tüm annelere önerilmektedir. “Amniosentez ve CVS (koryon villüs örnekleme)” gibi girişimsel tanısal testler, kromozomal yapıları anormal olan fetusları saptamak için kullanılmaktadır. Down sendromu riskini değerlendirmek için kullanılan bu test, özellikle yaşı 35 in üzerinde olan kadınların, bu girişimsel tanısal testleri yaptırıp yaptırmama veya gebeliğe devam edip etmeme konusunda karar vermelerine yardımcı olabilmekte; ayrıca çiftlerin problemli bir çocuğun doğumu için psikolojik olarak hazırlanmalarını sağlamaktadır. Bu nedenle mümkün olabildiği kadar gebeliğin erken dönemlerinde güvenilir sonuçlar veren tarama testlerine ihtiyaç duyulmuştur.